Dolgu

Dolgu

Dolgu nedir?

Dolgu, Yüzdeki kaş arası çizgiler, alın çizgileri, nazolabial oluk dediğimiz burun kenarından dudak köşelerine doğru aşağıya inen çizgilerin azaltılması; elmacıkların, yanakların ya da dudakların belirginleştirilmesi; meme ve kalça gibi daha fazla hacim isteyen bölgelerin dolgunlaştırılması; akne ve selülit çukurlarının yok edilmesi gibi vücuttaki her çöküntü ya da volüm azlığı için ‘dolgu’ diye adlandırılan çeşitli içerik ve yoğunlukta hacim verici maddeler kullanılarak yapılan işlemdir.

Dolgu
Dolgu

Nasıl yapılır?

İki tip dolgu uygulaması vardır. Birincisi Hyaluronik asit içerikli geçici dolgular, ikincisi ise sentetik olarak üretilen  uzun etkili yada kalıcı maddelerin kullanıldığı dolgulardır.

Geçici dolgu maddeleri nelerdir?

Geçici dolgu maddelerinden en çok bilinen ve kullanılanlar Hyaluronik asit yapılı olanlardır.

Hyaluronik asit dolgular, hayvansal kaynaklardan değil rekombinant DNA teknolojisi ile laboratuvar koşullarında üretilmektedir (Juvederm, Belotero, Restylane, …). Hyaluronik asit yapılı dolguların üretim teknolojilerine ve kullanım amaçlarına göre içerdikleri Hyaluronik asit oranı değişebilir, farklı tipte çapraz bağlar içerebilirler.

Hyaluronik asit dolgular hangi bölgeler için uygundur?

  • Dudak
  • Nazolabial çizgiler
  • Elmacık kemikleri
  • Burun
  • Göz altı
  • Ağız kenarından çeneye doğru uzanan kırışıklıklar (Çin bıyıkları)
  • Eller
  • Derin alın çizgileri
  • Kaş arasındaki çizgiler
  • Ağız etrafındaki kırışıklıklar

Hyaluronik asit dolgular, farklı yoğunluklarda olmak üzere, özellikle yaşlanma ile kaybedilen yüz volümünün yeniden kazandırıldığı tüm alanlara; yani burun, elmacık kemiği, çene, alın, şakak, kaş, göz altı ve dudaklara güvenle uygulanır. Yüz dolgusu olarak bugün tüm dünyada en sık kullanılan preparatlar Hyaluronik asit içeren ürünlerdir. Hyaluronik asit insan vücudunda bulunan bir proteindir ve su tutucu özelliği vardır. İnsan vücudunda bulunan bir molekül olması, hayvansal kaynaklı değil bir laboratuvar ürünü olması nedeniyle alerjik reaksiyon olma ihtimali minimaldir. Güvenli bir şekilde yüzün her bölgesinde kullanılabilir. Ürünün su tutucu özelliği sayesinde hacim sağlama ve kırışıklığı açma etkisi mükemmeldir.

Yüzeysel kullanımlar için daha düşük konsantrasyonlu ve çapraz bağ içermeyen Hyaluronik asitler tercih edilir. Bu tip dolgular ‘Işık dolgusu’ olarak adlandırılır. Hacimden ziyade parlak ve nemli bir cilt amacıyla uygulanırlar. Derin dokudaki kullanımlar ve hacim sağlamak için yüksek konsantrasyonlu Hyaluronik asitler tercih edilir. Çapraz bağların sayısına ve tipine göre dolgu vücut tarafından farklı sürelerde parçalanır. Hyaluronik asitler moleküllerinin yapısına göre 10-18 ay süre ile kalıcıdır.

Hyaluronik asitli dolgular:

-Cildi pürüzsüz ve esnek tutmaya yardımcı olur.

-Ciltteki ince kırışıklıklar ve akne izlerini önlemeye yardımcı olur.

-Dokuların tamir edilmesi ve elastikiyetinin korunmasını sağlar. Bu özelliği sayesinde cildin yaşlanmasını önlemektedir.

-Kolajen liflerinin oluşumu ve bakımına yardımcı olur. Kolajenin azalması cildin elastikiyetini kaybetmesine sebep olur.

-Aynı zamanda cilt iltihabı ve tahrişi ile savaşmaya yardımcı olur.

-Yaşlandıkça hücre mitoz hızı azalır, böylece hücresel yenilenme ve onarım süreci yavaşlar. Hyalüronik asit varlığı durumunu tersine çevirmede yardımcı olur.

 

Kalıcı ve yarı kalıcı dolgu olarak hangi sentetik materyaller kullanılır?

Kalıcı ve yarı kalıcı dolgu olarak en sık Poliakrilamid gel, Kalsiyum Hidroksiapatit, Polimetilmetakrilat, Bio-Alcamid, Aquamid içeren dolgular kullanılır.

Kalıcı dolguların en büyük avantajı elde edilen hacmin sürekli olmasıdır. İleride hastanın fikri değişirse kalıcı dolguların dokudan çıkartılması için cerrahi operasyon yapılması gerekeceğinden çok dikkatli kara verilmesi önerilir.

Kalıcı dolguların bir çoğunun vücutta reaksiyon oluşturma riski geçici dolgulara göre daha yüksektir. Her kalıcı dolgu aynı özelliklere sahip değildir. Bazı kalıcı dolgu maddelerinin doku uyumu diğerlerine göre çok daha fazladır ve zamanla da sertleşme gibi sorunlar oluşturmazlar. Bu nedenle kalıcı dolgu tercih edilecekse kesinlikle dokuya en uygun olan seçilmelidir.

Kliniğimizde yarı kalıcı dolgu olarak Radiesse kullanmaktayız. Radiesseyarı kalıcı bir dolgudur.  Hidroksi apatit denilen kemik ham maddesinden üretilmiştir. Burun ve ağız yan çizgilerinin ( nazolabial sulkus)  tedavisinde, yüz kemik çukurlukları ve yumuşak doku yetersizliklerinin doldurulmasında  kullanılır.

Radiesse derinin destekliğini yapan kolajen liflerin oluşumunu arttırır. Radiesse, el sırtı bölgesindeki deri inceliği ve kırışıklığın tedavisinde de kullanılmaktadır. Dolgu etkisinin yanında rejüvenasyon yani cilt yenileme etkisi de vardır. Kemik yapılarını da güçlendirir. Radiesse, el dolgusu olarak FDA onaylıdır.